Sabahın Köründe Kuyruk

Cengiz Akın’ın Köşesi — Eski Cumhuriyet muhabiri, 30 yıllık tanık. Politik tarafgirlik yok; sadece gözlem ve hikaye.

Uykusu hâlâ gözkapaklarında, elindeki fincandan hafifçe duman tüten kahvesini yudumlarken Bostanlı İskelesi’ne doğru ağır adımlarla ilerliyordu Serap Hanım. Henüz saat sabahın altısını biraz geçiyordu ama sıra çoktan kuyruk olmuş, denize paralel uzanıyordu. Her gün aynı manzara, her sabah aynı telaş. Bir gün, bu kuyrukların sabahın dinginliğini bozmayacağına dair umudu vardı belki de.

Vapur seferleri, İzmirli için kentin ritmini belirleyen bir metronom gibi. Her şey tam zamanında işlese de, Bostanlı iskelesinde sabah saatlerinde yıllardır değişmeyen bir manzara: Uzayıp giden kuyruklar. İZDENİZ’in sefer sıklığını artırdık demesi, o kuyrukta bekleyenler için bir umut ışığı olmaktan çıkmış artık. Çünkü her sabah aynı koşuşturma, aynı yerinde saymak. Sanki başka bir dünyada, başka bir tempoda.

Bostanlı’yı Karşıyaka’ya bağlayan o vapurlar, İzmir’in geçmişinde hep önemli bir noktada durmuştu. 70’lerin sonundan bu yana, kentlinin yaşamına dingin bir romantizm katan vapurlar, şimdi kenti bir ucundan diğerine taşırken başka bir anlam kazandı. O kalabalık, vapurun nostaljik tınısını biraz olsun unutturuyor elbette. Eskiden vapurda çayını yudumlayarak gazetesini okuyan İzmirli, şimdilerde ise ayakta kalacak yer bulmanın derdinde.

Sorun, sadece kalabalık seferler değil. İşe yetişmeye çalışanlar, öğrenciler, günlük koşturmaca içinde bir an evvel karşı kıyıya ulaşmayı umanlar. Herkesin ortak noktası, sabah saatlerinde zamana karşı verilen bu mücadele. Yetkililerin çözüm stratejileri ise, çoğu zaman kâğıt üzerinde kalıyor gibi. Daha fazla sefer, daha fazla vapur — kulağa hoş gelen bu çözümler, Bostanlı İskelesi’nin önünde bekleyenler için pek bir şey ifade etmiyor. Herkes sıcak yaz günlerinin kavurucu sıcağında, gölgede biraz daha fazla beklemek zorunda kalıyor.

Ortada bir çelişki var, hem de büyükçe: İzmir gibi denizle iç içe bir kentte, denizin sunduğu bu doğal otoyolu tam anlamıyla kullanamamak. Büyük bir potansiyele sahip olan vapur seferleri, modern bir ulaşım sistemine evrilmişken, bu yoğunluğun çözülememesi düşündürüyor. Yerel yönetimler, ulaşım politikalarına dair kararları günlük değil, uzun vadeli planlarla almak zorunda. Aynı şekilde, yolculardan da gelen tepkiler dinlenmeli, çözümler sadece kağıt üzerinde kalmamalı.

Serap Hanım, elindeki kahve fincanını bitirip sıranın hareketlenmesini beklerken iç çekti. Yanındaki genç öğrenciler, bir yandan güneşin ilk ışıkları altında telefonlarıyla oynarken bir yandan da günün ilk dersine geç kalmama telaşındaydılar. Karşıyaka’nın emektar vapurlarından birine binebilmek için verdikleri mücadele, günün ilk sabah sporu gibiydi adeta onlar için.

Ve işte, vapur nihayet yanaştı iskeleye. Serap Hanım ve yüzlerce İzmirli, bir sonraki durağına doğru yavaşça ilerledi. Ama akıllarda hep aynı soru: “Yarın sabah yine aynı kuyruğun başına mı döneceğiz?” İşte, sabahın erken saatlerindeki bu masum mücadele, İzmir’in sokaklarında yankılanan daha büyük bir hikâyenin küçük bir parçası.

— Cengiz Akın · Köşe yazarı

Editöryal Şeffaflık. Bu yazının ilk taslağı yapay zekâ destekli yazım sistemi ile hazırlanmış, adı yukarıda belirtilen editör tarafından doğruluk ve ton açısından incelenip yayına alınmıştır. Yayın sürecimiz hakkında: Yayın İlkeleri.

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İhbar Hattı WhatsApp · 7/24
NRV Network: NYC Restaurant Voice NYC Business Pulse Made in NYC NYC Pulse News ElephantNY Gediz Medya
📝 Yazar arıyoruz
İlk-aşama pozisyon, kalıcı byline, revenue share
Kurucu Yazar Programı →
Bugünün Ege Sabahı·Hava · Dolar · Vapur · EtkinliklerAç →×
Ücretsiz Araçlar

İzmir Radar günlük araçları