Karşıyaka Çarşısı, İzmir’in kalbinin attığı yerlerden biridir. Akşam saatlerinde esnafın kepenk indirip, sokakların sessizliğe büründüğü eski zamanları hatırlayanlar için bugünlerin çehresi oldukça değişmiş durumda. Yaz akşamları, dükkanların ışıkları gece geç saatlere kadar yanıyor; sokak konserleri ise çarşının her köşesini bir şenlik alanına dönüştürüyor.
Geçmişte, Karşıyaka Çarşısı’nın kalbi daha çok gündüz saatlerinde atardı. Sabahın erken saatlerinde açılan dükkanlar, öğlen vakti yoğunlaşır, akşam üzerine doğru ise yavaş yavaş kapanırdı. Esnaf, günü tamamlamanın ve eve dönüş yoluna çıkmanın telaşı içindeyken, sokaklar sessizliğe bürünürdü. Ancak, artık bu gidişat değişti ve çarşı, gece mesailerinin yaşandığı, müziğin ve insan seslerinin hakim olduğu bir atmosfere evrildi.
Sokak konserlerinin son yıllarda artış göstermesi, bu değişimin en belirgin işareti. Temmuz başından bu yana haftalık olarak düzenlenen konserler, hem esnafı hem de ziyaretçileri kendine çekiyor. Geceleri açık kalan dükkanlar, bu canlılıkla birlikte satışlarını artırmanın keyfini yaşıyor. Esnafın yüzü gülüyor; çünkü uzun saatler çalışmak yorucu olsa da, bu kalabalığın getirdiği hareketlilik onları ayakta tutuyor.
Gece saatlerinde çarşının nabzını tutan esnaflardan biri de yılların ayakkabı tamircisi Mehmet Usta. Haftanın üç günü özellikle gece saatlerinde uğradığım bu dükkan, ayakkabı kokusunun insanı sarhoş eden ferahlığıyla kaplı. Mehmet Usta, çarşıdaki değişimi en iyi gözlemleyenlerden biri. Eskiden akşam sekiz gibi kapattığı dükkanını, şimdi gece on bire kadar açık tutuyor. “Gelen giden çok, kimisi tamire bir şey bırakıyor, kimisi sadece selam veriyor,” diyor Mehmet Usta. “Ama hep bir hareket var, bu da beni dinç tutuyor.”
Mehmet Usta’nın karşısındaki kafeterya da geceye kadar hizmet veriyor. Tıpkı Usta’nın dediği gibi, kimisi kahve içmek için oturuyor, kimisi sokak müziğinin tadını çıkarıyor. İşletme sahibi Ali Bey, “Eskiden akşam yedide kimse kalmazdı,” diye anlatıyor. “Şimdi ise kapanış saati bellisiz oldu, ne zaman çarşı boşalsa, o zaman kapatıyoruz.”
Sokak konserlerinin başrolünde genellikle genç gruplar var. Kimi zaman sadece gitar ve vokal ile başlayan bir performans, mekânın sunduğu olanaklar ve dinleyici kitlesinin coşkusuyla başka enstrümanlara da ev sahipliği yapabiliyor. Kimi amatör, kimi profesyonel bu gruplar, çarşının atmosferine renk katıyor. İnsanlar bir yandan alışveriş yaparken bir yandan da müziğe kulak kabartıyor. Çarşının bu yaşamsal döngüsü, her yaştan insanı cezbediyor; gençler müziğin ritmine kapılırken, yetişkinler eski zamanları yad ediyor.
Karşıyaka Çarşısı’ndaki bu yeni düzenleme, esnafın ve ziyaretçilerin hayatına yeni bir boyut kazandırıyor. Günlük yaşantının sabit ritmini kıran bu yenilik, kentin gece yaşamına canlılık katıyor. İzmir’in bu nadide köşesi, kendi içinde bir dönüşümü barındırıyor ve bu dönüşüm, esnafın işine heyecan katarken, çarşıyı bir cazibe merkezi haline getiriyor.
Bu dönüşümdeki en büyük pay, elbette ki esnafta. Onlar, gecenin geç saatlerine kadar dükkanlarının ışıklarını açık tutarak çarşının ruhunu yaşatıyorlar. Müşterilerini güler yüzle karşılıyor, onların geleneksel alışveriş alışkanlıklarına yeni bir soluk getiriyorlar. Esnafın bu çabası, sadece ekonomik değil, sosyal bir kazanım olarak da değerlendirilebilir. Çünkü çarşıdaki hareketlilik, İzmir’in toplumsal dokusuna da olumlu bir katkı sağlıyor; insanları bir araya getiriyor, tanışmaları ve etkileşimleri artırıyor.
Karşıyaka Çarşısı’nda yaz akşamları, hem nostaljik bir hava estiriyor hem de geleceğe dair umutları yeşertiyor. Bu çarşı, İzmir’in nabzını tutmaya devam ederken, gece mesaisinin ışığında farklı hikayelere ev sahipliği yapıyor. Esnaf ve ziyaretçiler için bu yeni düzen, bir alışkanlık haline gelirken, çarşı da zamanla daha fazla insanı ağırlayacak gibi görünüyor. Önümüzdeki zamanlar, daha fazla ışık, daha fazla müzik ve daha fazla insanla dolup taşacak. İşte böylesine bir dönüşümün tam ortasında, Karşıyaka Çarşısı’nın geceleri, tekrar ve tekrar keşfedilmeyi bekliyor.
— Raşit Aydar · Köşe yazarı





