Susuz Yaz, Suskun Şehir

Punta’nın Köşesi — Demir Köseoğlu · İzmir kent kimliği, gentrifikasyon, Levanten miras. Lirik-iğneleyici.

Bir yaz sabahı, Alsancak’ta Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde yürürken, eski bir pastanenin önünden geçiyorum. Geçmişte mis gibi kokular saçan bu yer, şimdi bir başka hip kafe olmuş, ama içindeki telaş aynı. İnsanlar soğuk kahve sırasına dizilmiş, ama asıl mesele şu: musluklardan su akmıyor.

Burası eskiden günün her saati canlı, suyun ise bol olduğu bir şehirdi. Ancak şimdi, İzmir’in sıcak Temmuz günleri, planlı su kesintilerini beraberinde getiriyor. Su kesintisi, modern bir kentin altyapısının sınırlarını zorlayan bir kriz. Hangi mahallelerin etkileneceği uyarılsa da, insanlar musluk başında bekleyerek suyun gelmesini umuyor. Susuzluk, eski mahallelerde daha dayanılmaz bir hale geliyor; zira tarihi konakların gölgesinde bir zamanlar sessizce akan sokak çeşmeleri de artık suskun.

Levantin geçmişin su yolları, büyük depolar ve modern şehre aktarılan sularla birleşirken, İzmir’in bugünkü su krizi, kentin nasıl bir değişimden geçtiğinin ince bir göstergesi. Su kesintileri, eski konakların yerini alan yüksek katlı apartmanların, betonarme mahallelerin gölgesinde sıkışan mahalleler için bir nevi ironidir. Bir zamanlar denizle iç içe yaşanan bu şehirde, suya ulaşmak artık lüks oldu.

Punta’dan Kordon’a, Mistral’in gölgesindeki semtlerden Bostanlı’nın yeni binalarına kadar her köşede inşaatlar yükseliyor. Yeni zamanların İzmir’i, sakinlerinin hayatını kolaylaştırmak yerine, onları daha fazla tüketime ve daha az kaynağa yönlendiriyor gibi. Yerel yönetimler, bu artan nüfusu ve yoğun yapılaşmayı karşılayabilecek bir su dağıtım sistemi kurmakta neden bu kadar gecikti? Su, en temel insani gereklilikken, neden bir konfor unsuru haline geldi?

Sokakta karşılaştığım Ayşe Teyze, yıllardır Alsancak’ta yaşayan bir emektar. “Eskiden burada suyu ücretsiz bulurdunuz,” diyor, hafifçe gülümseyerek. “Şimdi, koca şehirde bir damla su için bekletiliyoruz. Musluklardan su yerine sabır akıyor.” Ayşe Teyze, sıcak yaz günlerinde akşamüstü serinliğinde dahi susuz kalmanın zorluğunu anlatırken, gözlerindeki yaşanmışlık şehrin değişen yüzünü yansıtıyor. Ayşe Teyze’nin eski mahallelerinden kalan, sadece anılar.

Alsancak’ın nostaljik taş döşeli yollarında su kesintisi sonrası yaşanan telaş, kentin karşılaştığı daha büyük bir sorunun habercisi: kaynakların yetersizliği ve plansız büyüme. Betonlaşan İzmir, artık susuzlukla sınanıyor. Ekonomi, yazın turizm beklentileriyle yükünü artırırken, şehir sakinlerinin en temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanması, bir yönetim ironisi olarak karşımıza çıkıyor.

Peki, İzmir’in bu susuz yazları sona erdirecek çözüm nedir? Her şey bir yana, bu krizin sorumluluğu kimin omuzlarında? Eskinin tarih dolu mahallelerinde su, bir zamanlar serin bir rüzgar gibi şehri sıcağın ağırlığından kurtarırdı. Şimdi ise, teknoloji çağında bile damla damla umudun peşinde koşturuyoruz. Bostanlı’daki apartmanın beşinci katından deniz manzarasını izlerken, suyun bir gün yeniden özgürce akacağını düşlemek bile bir hayal mi olacak? İnsan kendine bunu sormadan edemiyor.

— Demir Köseoğlu · Köşe yazarı

Editöryal Şeffaflık. Bu yazının ilk taslağı yapay zekâ destekli yazım sistemi ile hazırlanmış, adı yukarıda belirtilen editör tarafından doğruluk ve ton açısından incelenip yayına alınmıştır. Yayın sürecimiz hakkında: Yayın İlkeleri.

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İhbar Hattı WhatsApp · 7/24
NRV Network: NYC Restaurant Voice NYC Business Pulse Made in NYC NYC Pulse News ElephantNY Gediz Medya
📝 Yazar arıyoruz
İlk-aşama pozisyon, kalıcı byline, revenue share
Kurucu Yazar Programı →
Bugünün Ege Sabahı·Hava · Dolar · Vapur · EtkinliklerAç →×
Ücretsiz Araçlar

İzmir Radar günlük araçları