Sabahın erken saatlerinde Buca’nın eski bir kahvehanesine girdim. Köşede ufak bir masada oturan iki yaşlı adam sessizce çaylarını yudumluyordu. Konu, memleket meselelerinden çok, mahallenin efsane boyozcusunun içinde bulunduğu güçlüklerdi. “Bizim eski tatlar yok olursa,” dedi biri, “bu şehir de farklı olur.”
Boyoz, İzmir için sadece bir sokak lezzeti değil, bir simge, bir kültürdür. Buğulu camlı vitrinlerin ardında, demli çayla yarenlik eden boyoz, nice İzmirlinin sabah ritüelinin ayrılmaz parçası olmuştur. Ancak son yıllarda memleketi sarsan ekonomik zorluklar ve pandemi, bu kültürel miras noktalarını da tehdit ediyor.
Geçmişte bu topraklarda zorlu ekonomik koşullarda bile boyozcu dükkanları ayakta kalmayı başardı. Mahalleli, sabahları boyoz kuyruğunda beklerken dertlerini de paylaşırdı. Ancak şimdi, döviz kuru artışları, değişen tüketim alışkanlıkları ve pandemi sonrası azalan müşteri trafiği, küçük esnafı köşeye sıkıştırmış durumda.
Bir dönem, kahvehanelerde sohbetler boyozcunun dükkan önünde buluşur, günlük meseleler burada tartışılırdı. Ama şimdi herkes akıllı telefonlarda kaybolmuş, geleneksel buluşma yerleri önemini yitiriyor gibi. Eski dostluklar, modern zamanların telaşı içinde eriyip giderken, boyozun sıcaklığı da bizimle birlikte soluyor.
Buca’nın bu meşhur boyozcusu, ekonomik sıkıntılar nedeniyle kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. Yerel yönetim, esnafı ayakta tutmak için ne yapabilir, diye düşünmeden edemiyor insan. Şehir planlaması, destek projeleri ya da başka çözümler ile bu kültürel değerler korunabilir mi?
Gevrekçi Hakan abinin anlattığı gibi, “Her sabah şu sokakta yürürken, boyozun kokusu olmasa İzmir güne uyanır mı?” Sorun sadece bir işletmenin kapanması değil, bir kültürel mirasın kayboluşu. Bu sadece Buca’nın ya da İzmir’in değil, tüm Türkiye’nin meselesi.
Boyozu kaybetmek, aslında kent belleğinden bir parçayı da kaybetmek demek. Küçük esnafa ve yerel lezzetlere sahip çıkmak, aslında kendi tarihimizi ve kültürümüzü de korumak anlamına geliyor. Bu şehir, küçük ama güçlü değerleriyle ayakta kalıyor.
İzmir acaba bir gün bu lezzetini de kaybeder mi? Belki de çözümler, küçük adımlarda gizlidir. Ama biz gerçekten elimizden geleni yapıyor muyuz? Herkesin kendi cevabını bulması gereken, küçük ama derin bir soru bu.
— Cengiz Akın · Köşe yazarı