İzmir’in renkli sokaklarında dolaşırken, her köşe başında bir kuruyemiş dükkânı bulunur. Buram buram taze kavrulmuş badem, fındık veya ayçekirdeği kokusu, geçtiğimiz günlerde tatsız bir hal aldı. İzmir’de kuruyemiş sektöründe faaliyet gösteren üç büyük firma, ekonomik sıkıntıların pençesinden kurtulamayarak iki konkordato başvurusunda başarısız oldu ve biri iflas etti. Bu gelişmeler, sektörün genel durumunu gözler önüne sererken, esnafın nabzını bir kez daha yoklamamıza vesile oldu.
Geçtiğimiz hafta, İzmir’in merkezindeki Kemeraltı Çarşısı’nda, kuruyemiş satıcılarıyla bir araya geldim. Mehmet Bey, ailesinden devraldığı 40 yıllık dükkânının önünde konuştuğumuzda, yüzündeki kasvet bulutları dikkat çekiciydi. “Elektrik faturam iki katına çıktı, yağ ve şeker fiyatları ise neredeyse her ay artıyor. Maliyetler bu kadar yükselmişken, ben müşterime nasıl uygun fiyat sunabilirim?” diye soruyor. Mehmet Bey’in endişesi sadece kendi işletmesiyle sınırlı değil; birçok meslektaşı aynı dertten mustarip.
Bir başka esnaf, Bahar Hanım ise, benzer sorunların altını çiziyor. “Geçtiğimiz yıl, günlük satışlarımın en az yüzde otuza yakını turistlerden geliyordu. Ancak bu yaz turizmde beklenen hareketlilik olmadı, bu da bizim gibi küçük işletmeleri daha da zora soktu,” diyor. Bahar Hanım’ın söylediği, İzmir genelinde bir tabloyu yansıtıyor. Turizmin canlanmaması, yerel esnafın belini iyice büküyor.
Kuruyemiş sektörünü bu kadar zora sokan nedenlerin başında elbette dövizdeki dalgalanma ve enflasyon geliyor. Ancak, daha derinlerde, sektörü kemiren başka bir sorun daha var: Hammadde ve enerji maliyetleri. Tarımda kullanılan girdilerin pahalılığı, doğrudan ürün fiyatlarına yansıyor. Ama, enerji maliyetlerinin de artışı, işin tuzu biberi oluyor. İzmir Ticaret Odası verilerine göre, kentteki küçük ve orta ölçekli işletmelerin yüzde kırkından fazlası, artan maliyetler nedeniyle son bir yılda kar marjlarında ciddi düşüşler yaşadı.
Bu durumun sürdürülebilir olmadığını vurgulayan İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Selim Aydın, “Piyasada talep sıkışıklığı var ve tüketici alım gücü düşmüş durumda. Dolayısıyla, fiyat ayarlamalarıyla talebi canlandırmak kısa vadede çözüm olabilir, fakat uzun vadede üreticilerin desteklenmesi elzem,” diyor. Prof. Aydın, özellikle kuruyemiş gibi tarıma dayalı sektörlerde devlet desteklerinin artırılması gerektiğini belirtiyor.
Kuruyemiş sektörü, Türkiye ekonomisi içinde önemli bir yere sahip. Hem iç piyasada hem de ihracatta ciddi bir paya sahip olan bu sektörün sıkıntıya girmesi, geniş bir ekonomik daralmanın habercisi olabilir. İzmir gibi tarım ve ticaretin kalbi olan bir şehirde, bu tür gelişmeler, diğer sektörlere de dalga dalga yayılabiliyor.
Her şeye rağmen, İzmirli esnafın umudu tükenmiş değil. Kentin diğer bölgelerinde yatırımlar ve altyapı çalışmaları devam ediyor, bu da uzun vadede ekonomik canlanma potansiyeli taşıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin Aliağa ve Menemen’de başlattığı 147 milyon liralık altyapı hamlesi, belki de bu umut ışıklarından biri. Bu yatırımlar, sadece o bölgede değil, geniş bir ekonomik zincirleme etki yaratabilir ve esnafın yükünü bir nebze hafifletebilir.
Sonbahar, İzmir için genellikle yenilenme ve değişim dönemidir. Bu dönem, ekonomik anlamda da bir toparlanma fırsatı sunabilir. Ancak bunun için hem yerel yönetimlerin hem de merkezi otoritelerin esnafı destekleyen politikalar geliştirmesi gerekiyor. İzmir’in kalbi, esnafın emeğiyle atıyor ve bu kalp, iyi bakılmayı hak ediyor.
İzmirlilerin cebine dokunan bu ekonomik sıkıntılar, çözüm bekleyen köklü sorunlar. Kuruyemiş sektöründe yaşanan bu sıkıntılar, sadece bir başlangıç olabilir ve doğru adımlar atılmazsa, diğer sektörlere de sirayet edebilir. İzmir’in bu güzel sonbaharında, ekonomik anlamda da bir yenilenme, bir nefes alma zamanı geldi. Ancak bunun için birlikte çalışıp, destekleyici adımlar atmak şart. Bu şehir, birlikte güçlü ve bu gücü yeniden açığa çıkarmak için herkesin elini taşın altına koyma vakti geldi.
— Mert Kıyak · Köşe yazarı
Frequently Asked Questions
İzmir’de kuruyemiş sektöründe kaç büyük firma iflas etti?
İzmir’de kuruyemiş sektöründe faaliyet gösteren üç büyük firmadan biri iflas etti, ikisi ise konkordato başvurusunda başarısız oldu.
Kuruyemiş esnafı en çok hangi sorunlarla karşılaşıyor?
Kuruyemiş esnafı en çok artan enerji ve hammadde maliyetleri ile düşük talep nedeniyle ekonomik sıkıntılar yaşıyor.
İzmir’de küçük ve orta ölçekli kuruyemiş işletmelerinin kar marjlarında nasıl bir değişim oldu?
İzmir’deki küçük ve orta ölçekli işletmelerin %40’ından fazlası son bir yılda kar marjlarında ciddi düşüş yaşadı.
Turizmin durgunluğu kuruyemiş esnafını nasıl etkiledi?
Turizmin beklenen hareketliliği göstermemesi, özellikle küçük işletmelerin satışlarının düşmesine ve ekonomik olarak daha da zorlanmalarına yol açtı.
İzmir’de kuruyemiş sektörünün sürdürülebilirliği için ne öneriliyor?
Uzmanlar, kısa vadede fiyat ayarlamalarıyla talebin canlandırılabileceğini, uzun vadede ise üreticilerin devlet tarafından desteklenmesinin elzem olduğunu belirtiyor.


Bir yanıt yazın