Ortadoğu’nun en çalkantılı dönemlerinden birinde Suriye’de yakalanan İsrailli casus Eli Cohen’in hikayesine dair yeni ayrıntılar, tam 61 yıl sonra gün yüzüne çıktı. Suriye askeri istihbaratında görev yapmış emekli subay Said Caviş, Cohen’in yakalanmasına ilişkin bilinmeyenleri geçtiğimiz hafta Suudi Arabistan merkezli Al Majalla dergisine anlattı. İzmir Radar’ın ulaştığı bilgilere göre, Cohen’in Ebu Rummane semtindeki dairesinde altı gün boyunca sessizce izlendiği, bu sürede şifreli mesajlarının çözülmesi için Beyrut’tan özel kitaplar getirildiği ortaya çıktı.
Cohen’in tutuklanmadan önceki günlerinde, Suriye güvenlik birimleri onunla sıradan bir vatandaş gibi davranmış. Caviş’in aktardığına göre, Cohen’le birlikte restorana bile gitmişler. “Onu hemen gözaltına almak yerine, istihbarat ağını ve bağlantılarını daha iyi çözebilmek için evinde gözetim altında tuttuk,” diyor Caviş. Operasyonun tamamen Suriye’nin kendi birimleri tarafından yürütüldüğünün altını çizen emekli subay, Sovyet ya da başka bir ülkenin müdahil olmadığını özellikle vurguladı.
İzmir Radar’ın edindiği bir diğer çarpıcı detay ise Cohen’in kimliğinin deşifre edilme anı. Suriye Devlet Başkanı Emin Hafız tarafından sorgulanan Cohen, kendisine Arap dünyasında herkesin ezbere bildiği Fatiha Suresi okutturulduğunda afallamış. Caviş, “O an Cohen’in Arap olmadığını, muhtemelen Yahudi kökenli olduğunu anlamıştık,” diye anlatıyor.
Cohen’in idamına giden süreçte, kayıp saatinin akıbetinden, operasyonun perde arkasına kadar birçok sır halen tartışılsa da, yıllar sonra gelen bu açıklamalar bölgedeki casusluk tarihine yeni bir pencere açıyor. Ege’de, Alsancak’ta pazar sabahı kahvesini yudumlayan bir İzmirli için uzak bir hikaye gibi görünse de, bölgedeki istihbarat savaşlarının yankıları hâlâ sürüyor.

Bir yanıt yazın