İzmir’in tarih kokan ilçesi Tire, bugün kapılarını açan Geleneksel El Sanatları Festivali ile adeta bir kültür şölenine ev sahipliği yapıyor. İlçe meydanında ve sokaklarında kurulan stantlarda, ağırlıklı olarak ahşap, seramik, dokuma ve bakırcılık gibi yüzyıllardır devam eden zanaatlar sergileniyor. Festival, hem Tire’nin yaşayan kültürünü hem de bölge halkının bu mirasa bağlılığını gözler önüne seriyor.
Festival alanında sohbet ettiğimiz el işçileri, işlerini sadece meslek değil, bir yaşam biçimi olarak tanımlıyor. 70 yaşındaki bakır ustası Mehmet Usta, “Burada yaptığımız her parça, atalarımızdan miras kalan hikayeler taşır. Gençler de bu kültürü yaşatmak istiyor, festival onlara nefes oluyor” diyor. Kemeraltı’nda alışveriş yapan bir Tireli ise, “Artık teknoloji çağındayız ama elle yapılan işlerin değeri hiçbir zaman kaybolmuyor” sözleriyle festivali destekliyor.
Tire’nin geleneksel el sanatlarının yanı sıra, festivale özgü atölyeler de yer alıyor. Ziyaretçiler, biliyoruz ki Ege otlarının doğal boyalarıyla dokuma yapmayı deneyebilir, seramik ustalarından fırına giden süreç hakkında bilgi alabilir. Kültür ve Turizm Müdürü Ayşe Demir, “Bu etkinlik, hem yerel ekonomiye hem de kültür turizmine katkı sağlıyor. Tire’nin marka değerini artırmak için önemli bir adım” diye konuştu.
Hafta sonu boyunca devam edecek festivalde, konserler ve yöresel lezzetler de ziyaretçileri bekliyor. Boyoz ve gevrek kokularının festivale yayılmasıyla, Tire sadece el sanatlarıyla değil, mutfağıyla da misafirlerini ağırlıyor. İzmir’den Karşıyaka vapuruyla gelenler, Buca sabah yürüyüşünden sonra festival alanına uğrayanlar, herkes bu kültür buluşmasından payını alıyor.
Tire’nin bu yılki el sanatları festivali, Ege’nin tarihine ve hayatına dokunan bir sıcaklıkla şehre yeni bir soluk getiriyor. Kültürün ve emeğin bir araya geldiği bu organizasyon, İzmir’in değerlerini yaşatan bir ayna olmaya devam edecek gibi görünüyor.
Bir yanıt yazın