Bizim mahallede bir Mehmet Abi vardı. Eskiden beri hayvancılıkla uğraşırdı. Küçükken onun ahırına girip çıkardık, süt sağışını izlerdik. İneklerinin adını bile bilirdik. O da bize ‘Hayvanların dilini anlamayı öğrenin’ derdi. Şimdi düşünüyorum da, bu sözün derinliği bambaşkaymış.
İzmir’de şap hastalığı alarmı verildi. Hayvan pazarları kapatıldı, nakliye durduruldu. Gelişmeler endişe verici — çiftçimiz, üreticimiz kara kara düşünüyor.
Şap hastalığı ne? Diye sorarsanız… Çiftçinin, üreticinin korkulu rüyası. Herkesin başına bela! Hayvanların ağzında yaralar yapar, ayaklarını felç eder. Üretim durur, süt verimi düşer. Çiftçinin cebi yanar.
Düşünün bir kere; geziyor, dolaşıyor bu hastalık. Bir inekten diğerine, o köyden bu köye. Aşılama yapılmazsa, mevzu bahis sadece hayvan değil, koskoca ekonomi çöküyor! Süt yok, et yok. Ve tabii para da yok…
Durum böyle olunca, İzmir’in köylüsü, çiftçisi korku içinde. Bir yandan şap belası, diğer yandan ekonomik sıkıntılar. Herkesin gözü kulağı yetkilide — çözüm ne, destek ne olacak diye.
Çiftçinin cebini dolduramasa da, tarlasını, hayvanını belki kurtarır bu destek. Ama yetmez ki! Ne zaman tarıma, hayvancılığa doğru düzgün yatırım yaptık? Eskiden Anadolu’nun dört bir yanında hayvanlar özgürce otlar, köylülerin yüzü gülerdi…
Sözde destek, sözde teşvik. Ama hep lafta kaldı. Mehmet Abi’nin dediği gibi: ‘Bunlar hayvan dilinden anlamıyorlar.’ İşte böyle zamanlarda, çiftçimizin, üreticimizin yanında olmak lazım. Gerçekten anlamak, dinlemek lazım.
Şap hastalığı demek, sadece veterinerlerin, sadece çiftçilerin meselesi değil. Hepimizin meselesi. Tarım, hepimizin işi. Sofraya gelen her lokmanın ardında bir emek var.
Yetkililerden acilen bir yol haritası bekliyoruz. Çiftçiye, hayvan üreticisine destek olmadan bu iş çözülmez. Ama sadece ekonomik destek yetmez — eğitim de şart. Bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı, hastalıkla nasıl mücadele edilir, köylüye anlatılmalı.
Şimdi, vakit kaybetmeden harekete geçme zamanı. Yoksa köydeki Mehmet Abi’nin de dediği gibi: ‘İş işten geçtikten sonra anlamanın bir faydası yok.’
Unutmayalım, ‘Çiftçiye sırtını dönen, aç kalır.’ Bu söz, Anadolu’nun bin yıllık tecrübesidir. Kıymetini bilmek gerek.
— Yalçın Özatay · Köşe yazarı
Frequently Asked Questions
İzmir’de şap hastalığı nedeniyle hangi önlemler alındı?
İzmir’de şap hastalığı nedeniyle hayvan pazarları kapatıldı ve hayvan nakliyesi durduruldu.
Şap hastalığı hayvanlarda ne gibi sorunlara yol açıyor?
Şap hastalığı hayvanlarda ağız yarası, ayak felci ve süt veriminde düşüşe yol açıyor.
Çiftçiler şap hastalığı nedeniyle hangi sıkıntıları yaşıyor?
Çiftçiler ekonomik sıkıntı ve üretim kaybı yaşıyor, destek ve eğitim talep ediyor.
Yetkililerden çiftçiler ne bekliyor?
Çiftçiler yetkililerden acil destek, yol haritası ve bilinçlendirme çalışmaları bekliyor.
Şap hastalığıyla mücadelede sadece ekonomik destek yeterli mi?
Hayır, ekonomik desteğin yanı sıra eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları da şart.




