İzmir’de sonbahara girerken bilim dünyasının sınırlarını zorlayan bir haber, Holbrook kasabasından geldi. Avustralya’nın Sydney ve Melbourne arasında kurulan Southern Cryonics tesisinde, yaşamını yitirmiş yedi kişi, sıvı nitrojenle dolu çelik tanklarda baş aşağı şekilde -196 derecede bekletiliyor. Amaç: Gelecekteki teknolojiyle tekrar hayata dönme umudu.
Bu sıra dışı yöntemi tercih edenler, ölümün hemen ardından sekiz saatlik bir işlemle bedenlerine antifriz benzeri kimyasallar pompalatıyor. Böylece hücrelerin donarak zarar görmesi engellenmeye çalışılıyor. Ardından Holbrook’a nakledilen bedenler, sıvı nitrojenin içinde beklemeye alınıyor. Tesisin yöneticisi Dr. Alan Sinclair, “Her bir hasta, geleceğin tıbbından medet umuyor. Bazıları, 2080’lerde yeniden uyandırılabileceğine inanıyor,” diyor. Ancak Oxford Üniversitesi’nden biyolog Dr. Lena Yılmaz’a kulak verelim: “Mevcut bilim, bu işlemin başarıya ulaşacağını kesinlikle söyleyemiyor. Hücresel hasar ve bilinç geri dönüşü büyük soru işareti.”
İzmirli tıp öğrencisi Eylül Öztürk ise haberi duyunca, “Bilim kurgu gibi! Biz burada organ nakli için bile beklerken, dünyanın bir ucunda insanlar ölümden sonraki yaşam için para harcıyor,” diyerek şaşkınlığını dile getirdi. Holbrook’taki tesis, Güney Yarımküre’de ilk ve tek olma özelliğini taşırken, yüksek maliyetiyle de dikkat çekiyor. Kriyojenik dondurma işlemi için ödenen tutar yüz binlerce doları buluyor.
Kimi uzmanlar, etik açıdan da tartışmalı buluyor. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Cemil Güler, “İnsanları, bugünün teknolojisiyle tedavisi olmayan hastalıklara karşı dondurmak, hem vicdani hem de hukuki açıdan gri bir alan,” görüşünde. Öyle görünüyor ki bu tartışmalar, önümüzdeki aylarda sadece tıp dünyasında değil, toplumun farklı kesimlerinde de yankı bulmaya devam edecek.


Bir yanıt yazın