Yazar: Orhan Vapuroğlu

  • İzmir’in Dalgaları: Karşıyaka Vapurundaki Yoğunluk ve Unutulan Yolcu

    İzmir’in Dalgaları: Karşıyaka Vapurundaki Yoğunluk ve Unutulan Yolcu

    Vapurun Tribünü — Orhan Vapuroğlu · 25 yıllık İzmir spor muhabiri. İstatistik değil hikaye.

    Gün daha yeni ağarmışken, Karşıyaka İskelesi’nde bekleyenlerin oluşturduğu uzun kuyruğun sesi, vapurun motor gürültüsüne karışıyor. Bu yoğunluk, İzmir’in sabah rutinlerinden biri hâline gelmiş durumda. Her geçen gün artan kalabalık, deniz üzerinden Alsancak’a ulaşmaya çalışırken, İZDENİZ’in yeni sefer planları ise hâlâ masada, gerçekleşmeyi bekliyor.

    Karşıyaka vapuru, İzmir’in simgelerinden biri. Denizle iç içe bir şehirde, bu ulaşım şekli hem nostalji hem de hızlı ulaşım imkânı sunuyor. Ancak son zamanlarda, yolcu kapasitesinin yüzde 120’lere ulaştığı haberleri, deniz ulaşımının artık yetersiz kaldığını gösteriyor. İZDENİZ’in bu durumu çözmek için sefer planlarını yeniden gözden geçirmesi bekleniyordu, ama hâlâ elle tutulur bir adım atılmış değil.

    Yerel yönetim, İzmir’in ulaşım ağına deniz yollarını daha etkin bir şekilde entegre etmek için projeler üzerinde çalıştığını söylüyor. Ancak vaatler, pratikteki karşılığını her zaman bulamıyor. Karşıyaka’dan Alsancak’a sabah saatlerinde yapılan bu kısa yolculuk, İzmirlilerin deniz ulaşımına olan güvenini sarsıyor. Oysa ki, denizden geçen bu taze sabah havası, yoğunluğun getirdiği stresle birleşince, pek de rahatlatıcı olmuyor.

    Sabahın erken saatlerinde, sınavına yetişmeye çalışan öğrenciler, işine yetişme telaşında olan çalışanlar ile emekli denizciler bir vapur boyunca yan yana. Herkesin amacı ortak: Bir an önce karşı kıyıya ulaşmak. Ancak bu kalabalık, her gün daha da artıyor ve yolcuların sesi giderek yükseliyor. “Bir çare bulunmazsa, yakında denizde bile trafik sıkışıklığı yaşayacağız,” diyor, iskelede bekleyenlerden biri.

    Bu sorunla mücadele eden sadece yolcular değil. Vapurun kaptanı da, bu yoğunluk karşısında çaresizliğini dile getiriyor. “Yolcuları sığdırmak için elimizden geleni yapıyoruz, ama vapurun kapasitesi sınırlı,” diyor. Deniz trafiğinin artırılması gibi basit görünen bir çözüm, aslında denizde de karadaki gibi sıkışıklık yaratabilir mi? Bu, halkın ve yetkililerin ortak noktada buluşmasını gerektiren önemli bir soru.

    İzmir’in denizle olan bağı, birçok açıdan şehir kültürünün bir parçası. Ancak ulaşımda yaşanan bu sıkışıklık, İzmir’in deniz ulaşımını yeniden düşünmesini zorunlu kılıyor. Trenler, otobüsler ve metrolar yetmezmiş gibi, şimdi sıra deniz yollarında. Peki, bu yolculuğun sonunda yolcusuz bir vapur hayal etmek mümkün mü? Ya da kalabalık altında ezilen bir vapur daha ne kadar böyle devam edebilir?

    Yolcuların çaresizliği, İZDENİZ’in çözüm bulma çabaları ve kent yönetiminin vaatleri arasında bir denge kurulabilir mi? İzmir’in dalgaları, bu sorunun cevabını bekliyor. Tıpkı her sabah vapurda bekleyen yüzlerce İzmirliden biri gibi. Spor teriminden bir mecazla kapatalım: Deniz üzerindeki bu maçta, top kimin sahasında?

    — Orhan Vapuroğlu · Köşe yazarı

İhbar Hattı WhatsApp · 7/24
NRV Network: NYC Restaurant Voice NYC Business Pulse Made in NYC NYC Pulse News ElephantNY Gediz Medya
📝 Yazar arıyoruz
İlk-aşama pozisyon, kalıcı byline, revenue share
Kurucu Yazar Programı →
Bugünün Ege Sabahı·Hava · Dolar · Vapur · EtkinliklerAç →×
Ücretsiz Araçlar

İzmir Radar günlük araçları