İzmir Körfezi’nin kuzeyinde, tarih ve denizin iç içe geçtiği Foça’da, geleneksel tatlar sadece sofralarda değil, sokaklarda da hayat buluyor. Esnafın öncülüğünde organize edilen Boyoz ve Kumru Günleri, bölgenin bu iki ikonik lezzetini ön plana çıkarıyor. Hem yerel halkın hem de İzmir dışından gelenlerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, şehrin gastronomi haritasına yeni bir renk katıyor.
Foça’nın dar sokaklarında, kemeraltı esnafını aratmayan samimiyetle karşılaşmak mümkün. Boyozun çıtır kabuğunun ardından gelen bol tereyağlı yumuşaklığı, kumrunun ise mérdane ekmeğinin arasında eriyen sucuk ve peynir lezzeti, damaklarda unutulmaz izler bırakıyor. “Bu tatlar bizim kültürümüzün vazgeçilmezleri, nesilden nesile aktarılması gerekiyor” diyor, babadan oğula kumrucu olan Hasan Usta. Esnafın bir araya gelerek başlattığı Tat Günleri, sadece yemek değil, aynı zamanda Foça’nın sosyal dokusunu da güçlendiriyor.
Etkinlikte, Ege otlarıyla hazırlanan özel mezeler ve sabah saatlerinde taze çay eşliğinde sunulan boyoz çeşitleri küçük büyük herkesin ilgisini çekiyor. “Boyozun içine bazen lor peynirli, bazen ıspanaklı varyantlarımız da oluyor. Kumruda ise dikkatimiz, ekmeğin bayat olmaması ve malzemenin tazeliği üzerine” diye ekliyor genç esnaf Mehmet Bey. Foça’da hafta sonları havanın ılık yüzünü gösterdiği saatlerde, sahil kenarındaki kahveler ile birlikte bu tat günleri, mahalle kültürünün sürdürülmesinde önemli bir rol oynuyor.
Yerel halk, etkinliğin Foça dışında da Ege’nin diğer ilçelerine yayılarak, boyoz ve kumrunun hak ettiği değeri görmesini umut ediyor. Karşıyaka vapurundan inenler, Buca’da sabah yürüyüşünden sonra İzmir’in sesi bu tat günlerinde daha da yükseliyor. Foça’daki bu hareketlilik, Ege’nin yalnızca doğal güzellikleriyle değil, lezzetleriyle de buluşma noktası olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Bir yanıt yazın